Year:2014   Issue: 14   Area:  

Arzu ÖZYÖN
GOLDING’S PINCHER MARTIN AND CAMUS’S THE STRANGER IN THE LIGHT OF EXISTENTIALIST PHILOSOPHY
 
This study aims to analyse two novels; William Golding’s Pincher Martin and Albert Camus’s The Stranger comparatively in relation to the major concerns of existentialism. These major concerns of existentialism are respectively as follows: the individual at the centre of the world, the revolt against death and ardent desire to live, abandonment of man to his fate, man’s alienation from society and nature as an outcast, suffering as a part of the world, freedom of choice and allusions to mythological characters. Thus, what is aimed to reach by this analysis particularly is to display the fact that although these two novels embody all major concerns of existentialism mentioned above, and the two authors deal with the existentialist idea in similar ways in most parts of the novel, they still have some notable differences in their approach to existentialism. And, this reflects the fact that the existentialist philosophy has been handled in two novels from rather different perspectives by two different authors, one English and the other French. These similarities and differences between the two novels, particularly between the characters of these two novels in relation to these main concerns of existentialism, will be explained and exemplified in detail in my study. As a result, it will be reached that despite the interaction between the two authors and thus their novels, Albert Camus and William Golding deal with the existentialist philosophy from very different perspectives.

Keywords: Existentialism, Revolt Against Death, Alienation, Abandonment Of Man To His Fate



VAROLUŞÇU FELSEFE IŞIĞINDA GOLDING’İN PINCHER MARTIN’İ VE CAMUS’NUN THE STRANGER’I
 
Bir tür “etki” araştırması niteliğinde olan bu çalışma, William Golding’in Pincher Martin ve Albert Camus’nun The Stranger romanlarını varoluşçuluğun başlıca kaygıları ile ilgili olarak karşılaştırmalı bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır. Etkileşim süreci açısından önem taşıyan “etkileyen” ve “etkilenen” kavramlarından hareketle ele alınacak olan iki eserin, Varoluşçuluğun temel kaygıları çerçevesinde analiz edileceğini belirtmiştik. Adı geçen bu kaygılar sırasıyla şöyledir: dünyanın merkezinde birey, ölüme karşı direnme ve aşırı yaşama isteği, insanın kaderine terkedilişi, insanın topluma ve doğaya yabancılaşması, dünyanın bir parçası olarak acı çekme, seçim yapma özgürlüğü, mitolojik karakterlere göndermeler. Tarihsel açıdan bakıldığında, daha önce yazılmış olması sebebiyle Albert Camus’nun 1942 tarihli The Stranger (Yabancı) adlı romanı etkileyen, William Golding’in 1956 tarihli Pincher Martin adlı romanı etkilenen olarak ele alınacaktır. Bu anlamda, bu çalışmada amaç bir taraftan Pincher Martin adlı eserin, The Stranger adlı eserden nasıl etkilendiğini göstermekken, diğer bir amaç ise her iki eserin de varoluşçu felsefenin izlerini taşıdığını ortaya koymaktır. Karşılaştırma yönteminin kullanılacağı çalışmada ilk olarak iki eserin temelinde yer alan Pincher Martin ve Meursault adlı ana karakterler varoluşçuluk bağlamında dünyanın merkezinde yer alan iki birey olarak incelenecektir. Daha sonra varoluşçuluğun en belirgin kaygıları arasında bulunan ölümden kaçınma, ölüme karşı direnme ve bu kaygı ile paralel olarak varliğini sürdüren bireyin içindeki aşırı yaşama isteği irdelenecektir. Diğer bir varoluşçu kaygı olan insanın bu dünyada yalnız ve kaderine terk edilmiş olduğu fikri iki eser üzerinden örneklerle tartışılacak, daha sonra insanın toplum ve doğaya yabancılaşması ya da kendini bunlardan soyutlaması anlamındaki başka bir varoluşçu kaygı üzerinde durulacaktır. Bir sonraki bölümde, varoluşçuluk açısından önem arz eden, bireyin bu dünyanın bir parçası olarak acı çekmesi ve buna katlanması gerektiği yönündeki kaygı ele alınacak, sonrasında insanın her konuda seçim yapmak için özgür iradeye sahip olduğu, bu nedenle bireylerin bütün karar ve davranışlarından kendisinin sorumlu olduğu, bu sorumluluklardan kaçınamayacağı ya da yaptığı hataların sorumluluklarını kimseye yükleyemeyeceği fikri vurgulanacaktır. Son olarak, her iki eserde varoluşçu felsefe çerçevesinde özellikle vurgulanan Sisyphus, Atlas, Ajax ve Prometheus gibi mitolojik karakterlere yapılan göndermeler, eserlerden yapılan alıntılarla örneklenecektir. Böylelikle, bu inceleme ile ulaşılmak istenen, bu iki romanın varoluşçuluğun yukarıda sözü geçen başlıca kaygılarını barındırmalarına ve iki yazarın da varoluşçu düşünceyi çoğu bölümde benzer şekilde ele almalarına rağmen yine de varoluşçuluğa yaklaşımlarında bazı belirgin farklılıklar olduğunu göstermek ve bunun yanında İngiliz yazar William Golding’in Pincher Martin adlı romanını yaratma sürecinde, kendisinden önce varoluşçu kaygılar taşıyan The Stranger adlı romanı yazan Albert Camus’dan ve onun adı geçen eserinden etkilenmiş olduğunu ortaya koymaktır. Çalışmada bu etkileşim süreci ifade edilirken, iki eser arasındaki benzerlikler ve farklı noktalar vurgulanacak ve özellikle iki romanın ana karakterleri arasındaki ortak noktalar ve farklılıklar çalışmada ayrıntılı olarak açıklanıp örneklendirilecektir. Sonuç olarak, bir yazarın diğerinden etkilenmiş olmasına karşın, varoluşçu felsefenin iki romanda, biri İngiliz diğeri Fransız olan iki farklı yazar tarafından oldukça farklı açılardan ele alındığı gerçeği yansıtılacaktır.

Anahtar Kelimeler: Varoluşçuluk, Ölüme Karşı Direnme, Yabancılaşma, İnsanın Kaderine Terkedilişi



Tam Metin