Year:2015   Issue: 19   Area: Financial Accounting  

Hacı Arif TUNÇEZ
TURKISH ACCOUNTING STANDARD 11: CONSTRUCTION CONTRACT STANDARD
 
Organized by the International Accounting Standards Committee (IASC) 41 standards has been translated into Turkish by the name of the Turkish Accounting Standard (TMS). One of them is TMS 11 Construction Contracts. The aim of the TMS 11 Construction Contracts Standard is to define how to calculate and record the cost and revenue construction activity and to precise the time of booking of those cost and revenues. There are two accounting methods for construction contracts. These are completed contract method and percentage of completion method. According to Turkish legal laws the completed contract method is used. But, IAS 11 is used the percentage of completion method to be used fort he recognition of construction contracts. This study aims to examine the accounting in relation to the construction contracts whin the frame of both methods and to emphasize the resultant differences of them.

Keywords: TAS 11, Construction Contracts, Completed Contract Method

Doi: 10.17364/IIB.20151912615

TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI 11: İNŞAAT SÖZLEŞMELERİ STANDARD
 
İnşaat sözleşmelerine konu olan işlerin özelliği gereği, sözleşme kapsamındaki işin başlamasıyla tamamlanması farklı hesap dönemlerine girmektedir. Faaliyetlerin birden fazla hesap döneminde gerçekleştirilmesi, sözleşme ile ilgili gelir ve giderlerin ne zaman faaliyet sonuçlarına aktarılacağı sorununu da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle inşaat sözleşmelerine ilişkin muhasebe uygulamasındaki esas konu, sözleşme kapsamında elde edilen gelir ve maliyetlerin inşaat işinin gerçekleştirildiği hesap dönemlerine dağıtılmasıdır. TMS 11 standardı, yıllara yaygın inşaat gibi yapım işi ile uğraşan firmaları kapsamakta, gelir ve maliyetlerin ne zaman finansal tablolara aktarılacağı konusunda rehber bir rol oynamaktadır. Muhasebe uygulamaları, kaynağını muhasebenin temel kavramlarından, genel kabul görmüş muhasebe ilkelerinden ve muhasebe standartlarından almaktadır. Muhasebe uygulamalarının belirli temellere uyması zorunludur ve bu nedenle muhasebe kavram ve ilkelerine dayanarak muhasebe standartları geliştirilmiştir. Muhasebe standartları; finansal raporlama standartları ve yorumlardan oluşmaktadır. Bu standartlar Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu tarafından yayınlanan Uluslararası Muhasebe Standartları (UMS), Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) ve yorumların aynen Türkçe’ye çevrilmiş şeklidir. Uluslararası gelişmelerin gereği olarak yeni Türk Ticaret Kanunu uyarınca 2 Kasım 2011 tarihinde Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) kurulmuş olup, KGK, Uluslararası Muhasebe Standartları’yla uyumlu Türkiye Muhasebe Standartları (TMS)’nı oluşturmak ve yayınlamak görevini üstlenmiştir. Mali tablo ilkelerinin uygulamasını sağlayan esaslar ve yöntemlerden oluşan muhasebe standartlarının bazıları ekonomideki tüm sektörleri, bazıları ise bir sektörü kapsamaktadır. TMS 11 İnşaat Sözleşmesi Standardı da UMSK tarafından yayınlanan IAS 11’in Türkçe’ye tercümesidir. Bu Standardın amacı, inşaat sözleşmelerine ilişkin gelir ve maliyetlerle ilgili muhasebe uygulamasının açıklanmasıdır. İnşaat sözleşmelerine konu olan işlerin özelliği gereği, sözleşme kapsamındaki işin başlamasıyla tamamlanması farklı hesap dönemlerine girmektedir. Bu nedenle inşaat sözleşmelerine ilişkin muhasebe uygulamasındaki esas konu, sözleşme kapsamında elde edilen gelir ve maliyetlerin inşaat işinin gerçekleştirildiği hesap dönemlerine dağıtılmasıdır. Muhasebe uygulamasında yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinde maliyet ve gelirlerin ölçülmesi, muhasebeleştirilmesi ve dönem faaliyet sonucunun belirlenmesinde tamamlanmış sözleşme ve tamamlanma yüzdesi yöntemlerinden yararlanılmaktadır. Tamamlanmış sözleşme yönteminde, sözleşmeye bağlı olarak gerçekleştirilen yıllara yaygın inşaat işinden kaynaklanan gelir, maliyet, gider ve karın kayda alınması için söz konusu işin tamamen veya büyük ölçüde bitirilmiş olması gerekmektedir. Sözleşmeyle ilgili maliyet ve gelirlerin makul bir biçimde izlenemediği durumlarda bu yöntem en ideal seçenektir. Ancak bu yöntemin muhasebe anlamında en önemli eksikliği yüklenici işletmenin yürüttüğü projeler tamamen veya önemli ölçüde tamamlanmadan finansal tablolarda elde edilen gelire ilişkin hiçbir açıklama yapılmasını izin vermemesidir. Bu durum muhasebe bilgi kullanıcılarının yüklenici firmanın finansal tabloları üzerinden sağlıklı değerlendirme yapmalarını önemli ölçüde engellenmektedir. Ayrıca bu yöntem muhasebenin dönemsellik ve tahakkuk ilkeleri ile çelişmektedir. Bu yöntem kullanıldığında her dönemin gelir ve giderleri gerçekleştirildiği dönemde kaydedilmediği ve dönem sonucu ile ilgili sağlıklı değerlendirme yapmak zorlaştırmaktadır. Finansal tablolara yansıtılacak gelir ve giderlerin belirlenmesinde sözleşmenin tamamlanma aşamasının baz alınması “tamamlanma yüzdesi yöntemi” olarak adlandırılır. Bu yöntemde sözleşme geliri, ulaşılan tamamlanma aşamasına kadar katlanılan inşaat maliyetiyle eşleştirilerek, bitirilen işle orantılı gelir, gider ve kârın raporlanması sağlanır. Bu yöntem, ilgili dönemde sözleşme kapsamındaki işin aşaması ve işteki ilerleme konusunda yararlı bilgi sağlar. Tamamlanma yüzdesi yöntemi; inşaat taahhüt sözleşmesinde belirlenen işin tamamlanma aşamasına (derecesine) göre, her dönemin sonunda gelir, gider, kar ve zararın hesaplanması, kaydedilmesi ve gelir tablosunda finansal tablo ilkelerine ve kavramsal çerçeveye uygun olarak bilgi alıcılarına bildirilmesidir. Standart, işin tamamlanma aşamasının tespitinde maliyeti temel alan yöntemin kullanılması durumunda hesaplamanın yapılacağı güne kadar yapılan sözleşme maliyetleri olarak sadece yapılan işi yansıtan sözleşme maliyetlerinin temel alınacağını, özellikle sözleşme konusu iş için imal edilen malzemeler hariç olmak üzere, sözleşme kapsamında gelecekte yapılacak işlere ilişkin olarak inşaat alanına teslim edilen veya kullanılmak üzere ayrılmış ancak henüz kullanıma yönelik olarak kurulmamış, kullanılmamış veya uygulanmamış malzeme maliyetleri ve yapılan ikincil sözleşme gereği, henüz iş yapılmadan taşeronlara yapılan ödemelerin sözleşme maliyetlerine dahil edilmeyeceğini vurgulamaktadır. Tamamlanma yüzdesi yönteminde her dönem işin tamamlanma oranı dikkate alınarak gelir ve giderler raporlanması gerekir. Dönemsellik ilkesinin ön planda bulunduğu bu yöntem, finansal tablo kullanıcılarına işletmenin faaliyetleri hakkında faydalı dönemsel bilgiler sunarken, yapacakları finansal analizlerin de daha gerçekçi olmasını sağlamaktadır. Standartta öngörülen tamamlanma aşamaları yöntemi hem işletmelerin gelir ve maliyetleri, dolayısıyla karlılıkları daha doğru bir şekilde raporlanabilecek, finansal tablo kullanıcılarının bilgisine zamanında sunulmaktadır. Bu yönüyle, hem dönemsellik ve tam açıklama kavramlarının da gereği yerine getirilmiş olacak, bir bakıma kamu doğru bir şekilde aydınlatılabilecektir. TMS 11’den önce TDHP’ye göre finansal tablolarını hazırlayan işletmeler, bugüne dek tamamlanmış sözleşme yöntemini uygulamışlardır. Bu bağlamda sözleşme içerisinde inşaat taahhüt işiyle ilgili mevcut maliyet ve hak edişler faaliyetin devam ettiği dönemin sonuçlarına yansıtılmaksızın bilanço hesaplarında izlenmektedir. Bu da kâr ve zararın işin tamamlandığı döneme ilişkin hesaplamaya tabi tutulduğu bilgisini beraberinde getirmektedir. Ancak IAS 11’in çevirisi olan TMS 11’de “tamamlanma yüzdesi” yöntemine eğilinmektedir. Bu da şirketlerin hesaplarını tamamlanmış sözleşme yöntemine göre değil, o anki işin tamamlanmış olan kısmına göre şekillendirmeleri anlamına gelmektedir.

Anahtar Kelimeler: TMS, İnşaat Sözleşmeleri, Tamamlanmış Sözleşme Yöntemi

Doi: 10.17364/IIB.20151912615

Tam Metin