Year:2017   Issue: 26   Area: Tourism Economics  

Abdullah TARINÇ
REFLECTIONS OF CRISIS IN TOURISM SECTOR AND PUBLIC POLICIES APPLIED TO TOURISM SECTOR DURING CRISIS PERIODS: TURKEY SAMPLE
 
The social and technological developments that we have experienced in the past century have led to the globalization of markets and the transfer and concentration of competition into international dimensions. The global competitive environment provides grounds for emergence of crises and crises. The tourism sector is a flexible sector which can be easily affected by any negative development. Countries that aim sustainable tourism income should take precautions against crisis. To do this, the country governments and industry managers should prepare effective crisis management plans and should apply these precautions in the frames of these plans. These precautions and crisis management plans that would be taken and applied should have the qualities which can sustain growth of Turkish tourism sector and help it to achieve its targets. In this study, the types of crises that have an effect on tourism and solution policies applied by the government during these crisis periods are evaluated.

Keywords: Tourism, Crisis, Public Policy

Doi: 10.17364/IIB.2017.2.0005

KRİZLERİN TURİZM SEKTÖRÜNE YANSIMALARI VE KRİZ DÖNEMLERİNDE TURİZM SEKTÖRÜNE YÖNELİK UYGULANAN KAMU POLİTİKALARI: TÜRKİYE ÖRNEĞİ
 
Türkiye oldukça zengin doğal güzellikleri ve kültürel varlıklarıyla önemli bir turizm potansiyeline sahiptir. Nitel ve nicel olarak artan konaklama tesisleri ve havayolu şirketleri, giderek şiddetlenen rekabet ortamında Türkiye’nin yerini ve önemini artırmaktadır. Bu nedenle, turizm sektörünün ulusal ekonomideki ve global pazardaki yerinin ve öneminin doğru algılanması ve sektörün özelliklerine uygun politikalar üretmeye ağırlık verilmesi gelişimi hızlandıracaktır. Bu düzenlemelerin yanında, var olan ve olası krizlere karşı etkin ve verimli mücadele stratejileri belirlenmesi ve uygulanması ile krizin etkileri minimize edilecek ve sektörün gelişim hızı sekteye uğramayacaktır. Krizlerin birçok türü turizm sektörünü olumlu veya olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Uygulamaya çalışılan stratejilerle krizin etkileri minimize edilmeye ve yumuşatılmaya çalışılmaktadır. Mevcut stratejilerin zaman içinde güncellenmesi ve yeni stratejilerin geliştirilerek uygulanması büyük önem arz etmektedir. Kriz olgusu, bir örgütün bütünlüğünü ve işleyişini tamamen veya kısmen etkileyebilecek herhangi bir değişmedir. Kriz içindeki bir organizasyon (yapı), eski halinden uzaklaşmıştır ancak yeni bir oluşuma da kavuşmuş sayılmaz. Hatta değişimin muhtemel yönü bile henüz belli değildir. Kriz, önceden sezilmeyen ve beklenmeyen, örgüt tarafından hemen karşılık verilmesi gereken, örgütün önleme ve uyum mekanizmalarını yetersiz duruma getirerek, mevcut değerlerini, hedeflerini ve varsayımlarını tehdit eden gerilim durumudur. Kriz, bir örgütün en önemli amaçlarını tehlikeye atan veya örgütün varlığını, devamlılığını tehdit eden ve acilen tepki gösterilmesini gerektiren; örgütün tahmin ve engelleme yönünde karar mekanizmalarının yetersiz kaldığı, gerilime sebep olan bir durumdur. Kriz bütün özellikleriyle olağanüstü bir dönemdir. Bu durum aynı zamanda, krizin oluşma aşamasında, örgütlerdeki rutin yönetim sürecinin devam ettiğini, bazı hatalı kararlar alındığını ve dış çevrede meydana gelen oluşumların ve değişimlerin sezilmediğini, yeterince dikkatle gözlemlenmediğini göstermektedir. Krize neden olan faktörler işletme içinden olabileceği gibi işletme dışı makro faktörlerden de kaynaklanabilmektedir. Krize neden olan işletme dışı çevre faktörlerinden bazılarını şu şekilde ifade edilebilir; doğal çevre, ekonomik sistem ve ülkenin ekonomik durumu, teknolojik etmenler, sosyo-kültürel faktörlerdeki değişiklikler, hukuki ve politik düzenlemeler, uluslararası çevre faktörleri, terörizm gibi etkenlerdir. Krize neden olan iç faktörler ise işletmenin kontrol sahasında kalan mikro faktörlerdir ve daha çok örgütten, yönetimden, yöneticiden, personelden, bütçeden, teknik donanımdan ileri gelen etmenlerdir. Eğer, krize işletme içerisindeki öğeler neden olmuşsa, bunlara çözüm bulmak daha kolay olmaktadır. Fakat kriz işletmenin kontrolü dışında, dış çevrede meydana geliyorsa, bu durumda çözüm üretmek daha da zorlaşmaktadır. Turizm politikası, bir ülkede genel ekonomi politikasına uygun olarak, bir yandan iç ve dış turizmin geliştirilmesi ve yönlendirilmesi, turizmin ekonomik (turizmin gelir ve gider sağlayıcı istihdam yaratıcı) fonksiyonlarından en rasyonel biçimde yararlanılması gibi ekonomik hedeflere, diğer yandan, sosyal, kültürel gibi ekonomik nitelik taşımayan meta ekonomik (iktisat dışı) hedeflere ulaşmak için kamu yönetimleri tarafından alınan önlemlerin ve yapılan müdahalelerin tümüdür. Sonuç: Dünya turizm örgütü verilerine göre: 2015 yılında dünya genelinde %4,4 artış ile 1,184 milyar kişi turizm hareketlerine katılmıştır. 2020 yılında bu rakam 1,6 milyar kişi olacağı tahmin edilmektedir. Öte yandan 2015 yılı itibariyle dünya turizm ekonomisi 1,4 trilyon dolar iken, 2020 yılında ise 2 trilyon dolar aşacağı tahmin edilmektedir. Bu kadar büyük bir potansiyeli olan ve ekonomik katkısı olan turizm Dünya ekonomisi için çok önemli bir konumdadır. Turizm Dünya ekonomisinde önemli olduğu kadar Türkiye ekonomisi için de son yıllarda son derece önemli bir yere sahiptir konumdadır. Turizm Bakanlığının 2015 verilerine göre ülkemize gelen ziyaretçi sayısı bir önceki yıla göre artış gösterirken (41 milyon 617 kişi), gelir bakımından 2015 yılında bir önceki yıla göre %8,3 azalarak 31 milyar 464 milyon dolar gerçekleşmiştir. Bugüne kadar ulusal ya da uluslararası meydana gelen birçok iç ve dış siyasi ve ekonomik krizler yaşanmış ve bu krizler dönemlerinde sektör kendi çabaları ile bu krizleri aşamayı başarmıştır. Ancak bazı krizleri devlet desteği olmadan atlatmak mümkün değildir. Sektörün bu günlere gelmesinde 1980’li yıllarda verilen ilk teşvikler çok önem arz etmektedir. Türkiye’de yaşanan son krizler nedeniyle devletin almış olduğu tedbir ve önlemler gerekli olmakla birlikte yeterli değildir. Sektörü ve sektörde yer alan birçok paydaşları temsil eden birlikler, odalar, dernekler bulunmasına rağmen bunları birleştiği bir çatı kuruluşu yoktur. Bu örgütler bir çatı kuruluş altında toplanmalı ve turizm politikalarını önceden belirlemelidir. Ülke markasının yanında dünya çapında tanınan bölge, yöre, otel markaları yaratılmalıdır. Tur Operatörü konusunda dışa bağımlılıktan kurtulmalı ve güçlü Türk tur operatörleri yaratılmalıdır. Çok değil on yıl önce her yabancı ülkede çok güçlü Türk tur operatörleri var iken hepsi tek tek kapanmış durumdadır. Tur Operatörlerinin kapanması sebebi bilimsel veriler dahilin de iyice araştırılarak, Türk tur operatörleri yeniden pazardaki yerini almalıdırlar. Pazar çeşitlenmesi, ürün çeşitlenmesi kavramı herkes tarafından yıllardır dile getirilmesine rağmen yeni pazarlara yatırım yapılamamış pazar çeşitlemesi dengesini kuramamıştır. Pazar çeşitlendirmesi krizlerin en hafif şekilde atlatılacağı en önemli unsurlardan biridir. Ürün çeşitlendirmesi de çok dağınık, plansız, hedef pazarsız, alt yapısız tanıtımı bütüncül olmayan bir yapıda, kısa ve uzun vade stratejik tanıtım ve pazar planlanması olmayan bir yapıda geliştirilmeye çalışılan bir durumdadır. Ciddi şekilde ele alınması ve bir stratejik plan eşliğinde yürütülmesi gerekmektedir. Düzenli pazar araştırması ile tüketici profilinin oluşturulması ve pazarın istekleri doğrultusunda yeni ürünlerin yakarılması ve öne çıkartılması gerekmektedir. Kriz öncesi, kriz dönemi içi ve kriz sonrası olmak üzere sürekli ciddi araştırmalar, anketler yapacak bir araştırma şirketi olmalı ve elde edilen bulgulara göre tedbirler alınmalıdır. Neden ve sonuçları tespit edildikten sonra, güçlü ve zayıf yönleri iyi belirlenmeli ortaya çıkan duruma göre; “Acil (Mikro) Eylem Planı” ve “Uzun Dönem (Makro) Eylem Planı” her zaman güncellenmelidir. Kriz dönemlerinde normal durumlarda uygulanan tanıtım stratejilerinin faaliyetlerin dışında doğrudan yabancıları etkileyecek olan yerli ve yabancı seyahat acentelerini hedef alan tanıtma stratejileri belirlenmelidir. İstihdam ve kalifiye eleman sorun sektörde çok ciddi boyutlara ulaşmış ve birçok firma bu ihtiyacını yabancı işçi çalıştırarak giderme yoluna gitmiştir. Bu bağlamda mevcut turizmde çalışanların daha ciddi sertifika veren kurslarda eğitilmeleri torpil ile sertifika verilmesi engellenmelidir.

Anahtar Kelimeler: Turizm, Kriz, Kamu Politikaları

Doi: 10.17364/IIB.2017.2.0005

Tam Metin