Year:2014   Issue: 14   Area:  

Taner AKÇACI, Tuğçe YÖNTEM
HAS THE CENTRAL BANK FORGOTTEN THE MONETARY AGGREGATES WITH INFLATION TARGETING?
 
The central bank analytical balance sheet is one of the important indicators the assessment of the monetary policy. CBRT can determine central bank money directly. In this respect, central bank money shows the bank's monetary policy routing power. Since 2006, the Central Bank implements explicit inflation targeting strategy focuses on inflation directly, without using intermediate target. In this respect under a regime of inflation targeting, the existence of probable relationship monetary aggregates and inflation should be kept in mind in the control of inflation. The aim of this study is to examine whether there is a relationship between central bank money and excluding alcoholic beverages, tobacco products, unprocessed food products and gold CPI or not. In this context, two variables as proxy were used from 2006:01 to 2014:02. The causality relationship between the variables was analyzed by causality tests, based on bootstrap method applied by Hacker and Hatemi-J (2006). According to the results we have reached, the causality between central bank money and CPI is bidirectional.

Keywords: Analytical Balance Sheet Of The CBRT, Central Bank Money, Bootstrap



ENFLASYON HEDEFLEMESİ İLE MERKEZ BANKASI PARASAL BÜYÜKLÜKLERİ UNUTTU(MU)?
 
Para politikalarının değerlendirilmesinde önemli göstergelerden biri merkez bankası analitik bilançosudur. Merkez bankası bilançosu, nasıl bir para politikası izlenildiğinin yorumlanmasında, politikalardaki değişimin parasal büyüklükler üzerinde meydana getirdiği farklılığın değerlendirilmesinde büyük önem taşımaktadır. Bilançonun aktif ve pasifinde yer alan kalemler uygulanan para politikalarına göre şekillenmektedir. Bilançonun alt kalemlerinin yıllar itibari ile izlediği seyir para politikasının başarı ve başarısızlığının yorumlanmasında ve geleceğe dönük politika oluşturmada önem taşımaktadır. Kriz dönemlerinde, ekonominin çeşitli yapısal reformlar geçirdiği dönemlerde ve para politikalarında yaşanan değişimin de etkisiyle merkez bankası bilançosunun varlık ve yükümlülükleri niceliksel olarak değişebilmektedir. Bu değişimlerin görünümü ekonomik karar alıcıların uyguladığı politikaların sonuçlarının değerlendirilmesine olanak sağladığı gibi geleceğe yönelik para politikası uygulamalarının da nasıl olması gerektiğine dair bir ön bilgi sunmaktadır. Bilançoda merkez bankası parası (MBP) kalemi, TCMB’nin doğrudan belirleyebildiği bir büyüklüktür. Bu açıdan bankanın para politikasını yönlendirme gücünü de göstermektedir. 1990-2001 döneminde MBP ortalama %58 azalmıştır. MBP’nin alt bileşenlerinden oluşan rezerv para ise ortalama olarak %66 oranında azalmıştır. Söz konusu dönemde MBP’de görülen azalışın önemli nedenlerinden biri emisyon hacminde görülen sürekli düşüştür. Bu dönemde yüksek enflasyon para ikamesine sebep olduğundan emisyon hacmi sürekli azalmıştır. Merkez bankası açık piyasa işlemlerine dönemde çok fazla ağırlık vermemiş, MBP daha çok emisyon ve bankalar mevduatındaki değişmelerden etkilenmiştir. 1990-2001 döneminde MBP’yi oluşturan alt kalemlerde görülen azalış eğilimi, TCMB’nin para politikasını etkileme gücünün düştüğü yönünde yorumlanabilir. MBP’nin alt kalemlerinden oluşan rezerv para, 2002-2013 döneminde ise istikrarsız ancak, 1990’lı yıllara kıyasla yüksek bir seyir izlemiştir. Rezerv paradaki artış, büyük miktarda emisyondaki artıştan kaynaklanmıştır. 2002-2013 dönemi 1990-2001 dönemine göre emisyon hacminin oldukça farklılık arz ettiği bir dönemdir. Emisyonun toplam pasif içindeki payı, ekonomide gözlemlenen yüksek büyüme ile birlikte artış göstermiştir. Özellikle 2001 sonrasına ters para ikamesinin gerçekleşmesi ile birlikte emisyonun pasif içindeki payı artmıştır. 2007 ve 2008 yıllarında ise, krizin de etkisiyle TL’den kaçış yaşanmış ve bunun sonucunda emisyonun pasif içindeki ağırlığı azalmıştır. 2011’de %38 olan bu pay 2013 yılında %28’e düşmüştür. Her iki dönemde yaşanan gelişmeler aynı zamanda Merkez bankasının uyguladığı parasal hedefleme stratejileri ile de ilgilidir. 1990 sonrası dönemde TCMB parasal hedefleme stratejisini kullanmış ve çeşitli merkez bankası parasal büyüklüklerini ara hedef olarak belirlemiştir. Ancak Türkiye’de parasal hedefleme stratejisinden istenilen başarı sağlanamamıştır. Bu durumun ardından yatan temel sebeplerden biri de Hazine ile Merkez Bankası arasındaki ilişkilerdir. Parasal hedefleme stratejisinin uygulandığı dönemde Merkez Bankası Hazine’yi finanse etmeye devam etmek durumunda kaldığı için istenilen başarı sağlamıştır. Parasal hedefleme stratejisinin ardından uygulanan kur hedeflemesinde de istenilen başarı sağlanamamıştır. Söz konusu dönem, hedefleme stratejileri için hesap verilebilirlik ve kredibilite gibi unsurların dikkate alınmadığı bir dönemdir. Yaşanan gelişmelerin ardından gerekli yasal ve kurumsal düzenlemeler yapılarak enflasyon hedeflemesi stratejisine geçilmiştir. 2006 yılından itibaren açık enflasyon hedeflemesi stratejisi uygulayan TCMB, diğer hedefleme stratejilerinde farklı olarak ara hedef kullanmadan faiz oranlarını kullanarak doğrudan enflasyona odaklanmaktadır. Enflasyon hedeflemesi stratejisinde dikkate alınmayan parasal büyüklükler ve enflasyon arasındaki ilişki çalışmanın temel konusunu oluşturmaktadır. Bu açıdan enflasyon hedeflemesi stratejisinde dikkate alınmayan parasal büyüklüklerin enflasyonist baskı yaratıp yaratmamasının tespiti enflasyon hedeflemesi stratejisinin başarını sorgulayacaktır. Bu doğrultuda TCMB’nin doğrudan belirlediği bir kalem olan Merkez Bankası Parası (MBP) ile alkollü içecekler, tütün ürünleri, işlenmemiş gıda ürünleri ve altın hariç tüketici fiyat endeksi (TÜFE) arasındaki nedensellik ilişkisi bootstarp metoduna dayalı Hacker- Hatemi J (2006) yöntemi ile test edilmiştir. Bu yöntemde kritik değerler bootstrap simülasyonu ile 10.000 defa tekrarlanarak Mwald istatistiği hesaplanmakta ve Mwald istatistiğinin ampirik dağılımı oluşturulmaktadır. Bu yöntemin tercih edilmesindeki neden ise, değişkenler arasında aynı derecede durağanlık şartının gerekli olmamasıdır. Nedensellik testi için gerekli olan ADF test sonuçlarına göre MPP değişkeni birinci farkında durağan iken TÜFE değişkeni ikinci farkında durağan çıkmıştır. Hacker- Hatemi J (2006) nedensellik testi için gerekli olan gecikme uzunluğu k+dmax olarak belirlenir. Değişkenlerin maksimum gecikme uzunluğunu gösteren dmax, TÜFE değişkenin ikinci farkında durağan çıkması nedeni ile 2 olarak tespit edilmiştir. Var modelindeki uygun gecikme uzunluğu ise Akaike bilgi kritesine göre 3 olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda nedensellik testi için k+dmax değeri 5 olarak belirlenmiştir. Yapılan nedensellik analizi sonuçlarına göre %5 güven aralığında MBP TÜFE’yi, TÜFE’deki değişiklikler ise %10 güven aralığında MBP’yi etkilemektedir. Diğer bir ifade ile, değişkenler arasında çift yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Bu durum, MBP’nin enflasyona neden olan bir parasal büyüklük olduğu yönünde değerlendirilebilir. Bu doğrultuda enflasyonu kontrol etmede enflasyon hedeflemesinde dikkate alınmayan parasal büyüklüklerin de dikkate alınması gerektiği söylenebilir. Aynı zamanda bu durum, 2006 sonrası enflasyon hedeflemesinde meydana gelen sapmaların bir nedeni olarak da değerlendirilebilir. Sonuç olarak, TCMB’nin enflasyon hedeflemesinde başarı elde edebilmesi için parasal büyükleri yakından takip etmesi ve bu doğrultuda bir para politikası oluşturması gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: TCMB Analitik Bilançosu, Merkez Bankası Parası, Bootstarp



Tam Metin