Year:2018   Issue: 29   Area: Economy  

Ayhan AYTAÇ, Murat KORKMAZ
AN ANALYSIS OF SOLID FUEL BASED ON 2016 AND 2017 DATA WITH DIFFERENT TECHNIQUES
 
Purpose: In this applied study, solid fuel data belonging to the years of 2016 - 2017 and published by TURKSTAT have been explained with different analysis methods. First, a theoretical infrastructure has been formed with the scientific papers prepared and published under various topics in terms of content. Scope: Data belonging to the years of 2016 and 2017 published by TURKSTAT constitute the scope of the research. These data have been adopted and arranged for the analysis. Data Analysis: Panel data analysis has been used in this research and data obtained have been processed in E-Views 8.0 program. As a result of the Unit Root, Granger causality, Cointegration, Covariance and Regression analysis performed, the existence of a relation between the solid fuel factors, its direction and how they affect each other have been researched. Conclusion: The variables of solid fuel contain unit root. There is a causality relation between the variables of Export and Production, Production and Delivery, Import and Export, Export and Delivery. While a negative relation is observed between import and production, there is a positive relation between export and production. On the other hand, there is a negative relation between delivery and production while the variables of solid fuel are stable. When the production increases by one unit, import increases by 28 units, export increases by 0.06 unit and deliveries increase by 27 units.

Keywords: Solid Fuel, Production, Variable, Comparison, Causality

Doi: 10.17364/IIB.2018.29.2

2016 VE 2017 YILLARINA AİT KATI YAKIT VERİLERİNİN FARKLI TEKNİKLERLE ANALİZİ
 
Giriş: Türkiye ve farklı dünya ülkeleri açısından baktığımızda katı yakıt ihtiyacının giderek talebinin arttığını görmekteyiz. Özellikle Türkiye açısından değerlendirdiğimizde özellikle linyit kullanımının demir çelik sanayi içerisindeki kullanım oranının yüksek olduğunu görürüz. Bu takip eden katı yakıt türüne baktığımızda ise taş kömürünün geldiğini gözlemlemekteyiz. Taş kömürünün en yoğun kullandığı alan ise termik santrallerdir. Termik santrallerde duyulan taş kömürü ihtiyacının ise giderek artış gösterdiğini söyleyebiliriz. 2017 yılı aralık ayı itibariyle en fazla katı yakıt üretiminin “linyit” olarak gerçekleştiğini görmekteyiz. Yine 2017 yılı aralık ayı itibariyle satılabilir düzeydeki katı yakıt miktarlarına baktığımızda 89 bin 124 ton ile taş kömürü, 6 milyon 333 bin 780 ton ile linyit olarak gerçekleştiği görülmektedir. Üretim ile teslimat karşılama oranlarına baktığımızda ise en düşük oranın taş kömürüne ait olduğunu görmekteyiz. Bu oranın %2.8 seviyesindedir. Üretilen ve teslim edilen taş kömürü ile linyitin termik santrallere yapıldığını ifade edebiliriz. Bu iki katı yakıtın termik santrallere yapılan yüzde dağılımına baktığımızda %49.4 oran ile taş kömürü ve %86 oran ile linyitin teslim edildiğini görmekteyiz. %13.4 taş kömürü kok tesislerine, %5.1 taş kömürü ise demir çelik sanayiine teslim edilmiştir. Linyit teslimatlarının diğer sanayi dağılımına baktığımızda ise %7.3 demir çelik sanayi dışına ve %97.4’ün ise demir çelik sanayiine teslim edilmiştir. Yöntem: Bu araştırma Katı Yakıtların Üretim, İthalat, İhracat ve Teslimat değişkenlerine ilişkin 2016-2017 arası Türkiye İstatistik kurumu verileri kullanılarak yapılmıştır. Verilerin Analizi: Bu araştırmada Panel veri analizinden faydalanılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen veriler E-Views 8.0 programı ile analiz edilmiştir. Yapılan Birim kök, Granger nedensellik, Cointegration, Covariance ve Regresyon analizleri sonucunda katı yakıt faktörlerinin arasındaki ilişkinin varlığı ve birbirlerini nasıl etkiledikleri araştırılmıştır. Bulgular: Yapılan birim kök testlerine göre; olasılık değerinin 0.05 güven aralığından yüksek çıkması sebebiyle temel hipotezin kabul edilebileceği anlaşılmıştır. Değişkenler için ortak olarak yapılan birim kök test sonucu olumsuz çıkmıştır dolayısıyla ileri analizlerde bu değişkenlerin kullanılması herhangi bir sapmaya neden olmayacaktır. Katı yakıt değişkenleri birim kök içermemektedir. Yapılan birim kök testlerine göre; olasılık değerinin 0.05 güven aralığından yüksek çıkması sebebiyle temel hipotezin kabul edilebileceği anlaşılmıştır. Değişkenler için ortak olarak yapılan birim kök test sonucu olumsuz çıkmıştır dolayısıyla ileri analizlerde bu değişkenlerin kullanılması herhangi bir sapmaya neden olmayacaktır. Katı yakıt değişkenleri birim kök içermemektedir. Değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri incelendiğinde, bazı olasılık değerlerinin 0,05’ten küçük olduğu ve H0 hipotezinin ret etmek gerektiği belirlenmiştir. Dolayısıyla bu değişkenler arasında nedensellik ilişkisi aranacaktır. Değişkenler arasındaki kovaryans ilişkileri incelendiğinde, değişkenler arasında aşağıdaki gibi ilişki bulunmuştur. Katı yakıt değişkenleri için durağanlık analizi yapıldığında, şu sonuçlar elde edilmiştir. Yapılan analizdeki olasılık değerleri incelendiğinde, tüm olasılık değerlerinin 0.05 sınır değerinden büyük olduğu ve hipotezin kabul edilmesi gerektiği görülmektedir. Buna göre katı yakıt değişkenleri durağandır. Sonuç: Katı yakıt değişkenleri birim kök içermemektedir. İhracat ve Üretim değişkenleri arasında nedensellik ilişkisi bulunmaktadır. Üretim ve Teslimat değişkenleri arasında nedensellik ilişkisi bulunmaktadır. İthalat ve İhracat değişkenleri arasında nedensellik ilişkisi bulunmaktadır. İhracat ve Teslimat değişkenleri arasında nedensellik ilişkisi bulunmaktadır. İthalat ve üretim arasında negatif ilişki bulunmaktadır. İhracat ve üretim pozitif ilişki bulunmaktadır. Teslimat ve üretim arasında negatif ilişki bulunmaktadır. Katı yakıt değişkenleri durağandır. Üretim bir birim arttığında, ithalat 28 birim artmaktadır. Üretim bir birim arttığında, ihracat 0.06 birim artmaktadır. Üretim bir birim arttığında, teslimatlar 27 birim artmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Katı Yakıt, Üretim, Değişken, Karşılaştırma, Nedensellik

Doi: 10.17364/IIB.2018.29.2

Tam Metin